Showing posts with label aldatma. Show all posts
Showing posts with label aldatma. Show all posts

Wednesday, 5 October 2016

Bir kadın veya erkek eşini neden aldatır?





Bir kadın veya erkek eşini neden aldatır?

Eşinin ne kadar iyi, sevgi dolu, hassas olduğunun bir önemi yoktur.

Birey sıkılmıştır. Farklı bir heyecan aramaktadır veya anlık olarak şartlar aldatma eylemi için çok uygundur. Ve aldatır. Önünü, sonunu düşünmez. Herhangi bir rahatsızlık hissetmez.

Sorulduğunda ya fırsatın ayağına geldiğini söyler ya da o an öyle gerekmiştir; öyle istemiştir. Aldatan kişiye göre durumun abartılmasına hiç gerek yoktur. Basit, sıradan, günlük bir eylemmiş gibi bir ifade ile anlatır. İlginçtir ki yediği yemek, renkler veya ortamın detayları üzerinde daha çok durur; bu detaylarla daha çok ilgilenmiş gibidir. Eyleminin başarısı önemlidir. Kişiyi ve durumu ayarlamış ve başarıyla aldatma eylemini gerçekleştirdiğini anlattığına şahit oluruz. Üzüntü, pişmanlık gibi duyguların olmadığını fark etmemiz kolaydır.

Ahlaki değerleri, dolayısıyla sadakati kavrayamama psikopat özelliklerindendir. Bir psikopatın vicdan azabı çekmesini, aldatma eyleminin eşini derinden üzeceğini yani eşinde hayal kırıklığı ve yıkılmış duygular bırakacağını hissetmesini, eşiyle empati kurmasını bekleyemeyiz. Bir psikopat yalnızca canı öyle istediği için hareket eder. Bir adım sonrasının yaratacağı sonuçları düşünmesi mümkün değildir. Umursamaz bir duygu durum veya tavır sergiler.

Aldatma eylemlerinin içinde mutlaka ya narsist ya da psikopat bir kişilik tespit ederiz. Eğitilmeleri, düzelmeleri veya iflah olmaları mümkün değildir. Yaşamları boyunca aynı eylemleri tekrar ederler.   Çünkü hiçbir tedaviye yanıt vermezler. Bunun nedeni ise kendilerinde bir hata görmedikleri gibi  tedaviyi gereksiz bulmalarındandır. Tedavi sürdürülemez.

Kültürel sosyolojinin bireyin davranışlarında elbette önemli bir rolü vardır. Ayrıca Bipolar bozulukta görülen mani dönemlerindeki cinsel dürtülerdeki artış ile karıştırılmamalıdır. Cinsel dürtülerdeki artışın aldatma ile süreceğini gösteren bir delil yoktur. Sonuçta iki ucu açık tartışmalı bir konu olduğunu belirtmekte yarar var. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, aldatma sonrasında bireyin duygu durum halidir. Utanç, vicdan azabı, pişmanlık gibi belirtilerin olmaması, ahlaki değerlerin ve bağlılık sorumluluğunun birey tarafından hissedilmediği anlamı taşır.

Eğer aldatılmışsanız ve eşinizde herhangi bir suçluluk, üzüntü, pişmanlık duygusu sezinleyemiyorsanız; durum yukarıda açıklanan gibidir. Kurtulmanızı ve kendinize yeni bir hayat çizmenizi öneririm.


Friday, 2 September 2016

Aldatma üzerine lakırdı..


Bazen bir konuyu araştırırken karşınıza bir makale çıkagelir. Bu da nereden çıktı şimdi diye kala kalırsınız. Bu gecede işte böyle bir şey oldu. Madem oldu; o halde ben de paylaşayım dedim.

Madem paylaşıyorum; o halde bu sitenin verdiği bilgilerle sınırlı kalmayıp bir de şunu ben araştırayım dedim ve anlatıldığı gibi vazopressin hormonunun oynadığı rolü okudum. Öyle görünüyor ki, bildiğimizin aksine, kadınlar bu hormonun etkisiyle daha çok eşini,partnerini,sevgilisini aldatıyor!


Determination of Vasopressin and Desmopressin in urine by means of liquid chromatography coupled to quadrupole time-of-flight mass spectrometry for doping control purposes A. Thomas a,∗, E. Solymos b, W. Schänzer a, N. Baumec, M. Saugyc, F. Dellanna d, M. Thevis a
https://www.researchgate.net/profile/Norbert_Baume/publication/51745174_Determination_of_vasopressin_and_desmopressin_in_urine_by_means_of_liquid_chromatography_coupled_to_quadrupole_time-of-flight_mass_spectrometry_for_doping_control_purposes_Anal_Chim_Acta/links/00b7d53c767cfe9456000000.pdf

http://www.sciencealert.com/women-with-this-gene-are-more-likely-to-cheat-on-their-partners-research-suggests

Ayrıca yazının orjinalini de bulma şansını, tamamen şans eseri yakaladım.
http://www.independent.co.uk/life-style/love-sex/why-do-we-cheat-studies-suggest-dopamine-and-vasopressin-may-be-responsible-a6716256.html



6 Madde ile Aldatmanın Bilimsel Olarak Açıklaması

 > -



Aldatmanın da bilimi mi olurmuş demeyin. Elbette olur! 
Her duruma olabildiğince açıklama getirmeye çalışan bilimin, sosyal yaşantımızın olmazsa olmazlarından aldatma konusuna açıklama getirmeyeceğini düşünmüyordunuz herhalde, değil mi?

Aldatmanın Bilimi



Aldatmanın Bilimi
İnsanlar neden partnerlerini aldatır? Görünüşe göre, sadece pop şarkılarına ilham olmak için değil. Ünlü bilim kanalı AsapSCIENCE, sadakatsizliğin arkasında bir bilim olup olmadığını öğrenme teşebbüsüyle yeni bir video yayınladı. 
İnsanlar olarak, genel anlamda tek eşli olan birkaç memeliden biriyiz. Yine de, bir partnerle kalmanın evrimsel faydalarına rağmen aldatmak, -her romantik komedi filminin söyleyeceği gibi- oldukça yaygın bir insan davranışıdır. Anlaşılan o ki, aldatmanın sebebi; genetik, hormonal ve sosyal faktörlerin bir birleşimidir. Ve evet, alkol de bu sosyal faktörlerin içinde.

İnsanlar Arasındaki En Yaygın Davranış: Aldatma



İnsanlar Arasındaki En Yaygın Davranış: Aldatma
Partnerinizi aldatmak neredeyse bütün kültürler için hoş olmayan bir durumdur, ama her nasılsa aldatma teması filmlerin senaryosuna tat katar; sayısız kalp kırıklığı ile ilgili şarkıya da ilham kaynağı olur. Peki, her şeyden önce insanlar neden aldatır? Bunun arkasında bir bilim var mı? Memelilerin sadece %3 civarı tek eşlidir ve biz insanlar da bu kategoriye giriyoruz. Eğer evrimsel bir perspektiften bakarsak, tek eşlilik; bir partner yavruları korurken, diğer partnerin yiyecek araması ve kaynakları sağlaması gibi avantaj sağlar. Ama her nasılsa fazladan bir partnerle çiftleşme veya aldatma, insan davranışları arasında oldukça yaygındır.

Aldatmanın Sebeplerinden Birisi de Hormonal Denge



Aldatmanın Sebeplerinden Birisi de Hormonal Denge
Dopamin reseptörlerindeki gen kodu, erkekler ve kadınlarda aldatma konusunda anahtar rolü oynar. Dopamin hormonu ayrıca "mutlu hormon" olarak da bilinir. Bu hormon; egzersiz, yemek yemek ve orgazm gibi zevkli aktivitelerden sonra salgılanır. Bir araştırma, bu genin uzun çiftine sahip olan insanların (%50), kısa çiftine sahip olanlara (%22) göre partnerlerini daha çok aldattığını gösterdi. Uzun gen çiftine sahip olan katılımcıların risk almaya ve alkol tüketimi gibi bağımlılık yapıcı davranışlara yenik düşmeye daha eğilimli oldukları görüldü.

Bir Kere Aldatan, Hep Aldatır...



Bir Kere Aldatan, Hep Aldatır...
Muhtemelen "Bir kere aldatan, hep aldatır" deyimi gerçek hayatta da karşılığını buluyor. Aldatma konusunda vazopresin hormonu seviyesi de etkin bir rol oynuyor. Mutluluk hormonu denilen oksitosine benzer olarak vazopresin, güven, empati ve sosyal bağları etkileyebilir. Aslında vazopresini direkt olarak bir tarla faresinin hormonal sistemine enjekte etmek, tarla faresinin tek eşli olma olasılığını arttırır. 
Ayrıca otizmli insanlar, sosyal işaretleri anlama yeteneğini etkileyen düşük seviyede vazopresin hormonuna sahiptir. 2014'te, 7000'den fazla Finlandiyalı ikizi içeren bir çalışma, aldatan bayanların vazopresin reseptörlerini kodlayan gende bir değişiklik olduğunu, diğer bir deyişle düşük seviyedeki vazopresin hormonunun aldatmada bir etkisinin olduğunu gösterdi.

Aldatma Konusunda Bir Başka Faktör: Para



Aldatma Konusunda Bir Başka Faktör: Para
Aldatma konusunda para da ayrıca bir faktör olabilir; kadın mevkidaşlarına göre önemli derecede daha fazla para kazanan erkekler aldatmaya daha meyillilerdir. Eğer bu kişiler evde kalan erkekler ise eşlerini aldatma olasılığı daha yüksektir. 
Araştırmaya göre partnerlerin ikisinin de kazandığı para aynı seviyede ya da birbirlerine yakınsa, sadece bu durumda aldatma olasılığının önemli derecede azaldığı görülmüş.

Aldatma Yaygın Olarak, Biyolojik ve Genetik Faktörlerden Kaynaklı



Aldatma Yaygın Olarak, Biyolojik ve Genetik Faktörlerden Kaynaklı
Elbette, çözülmemiş duygusal sorunlardan ya da yaşanmış kötü ilişkilerden tutun da, aşırı alkol kullanımına kadar birçok diğer hayat faktörü, eşleri sadakatsizliğe yöneltebiliyor. Maalesef aynı cinsiyet arasında gelişen ilişkiler tam anlamıyla kavranacak kadar araştırılmadı, ve bilimsel araştırmalar da belirli azınlık gruplarını bu araştırmalara dahil etmemeyi sürdürüyor. 
Her halükarda aldatma denilen olgu, tek eşli olmamıza rağmen bazılarımız için açık bir şekilde biyolojik ve genetik faktörlerden kaynaklıdır.

Wednesday, 27 January 2016

Saklanan gerçekler

"Eğer saklanan gerçekler varsa; bundan faydalanan insanlar vardır" çıkarımı tarih boyunca kendini kanıtlamış bir gerçektir. Gerçeğin zıddı yalan ve sırdır.

Ortada bir sır varsa mutlaka saklanan bir hata vardır. Toplumun değer ölçülerine göre veya insan haklarına karşı  yapılmaması gereken birşey yapılmıştır.

Gerçeği saklama, utanılacak veya cezalandırılacak eylemlerin gizlenmesidir. Eğer karşılaştırılacak değer ölçüsü yoksa; gerçek ya da aldatma yoktur. Böyle insanlara kişiliksiz ya da onursuz insanlar denmesinin nedeni değer ölçülerinin olmamasındandır. Herhangi bir değer ölçüsüne sahip olmadan; yalnızca canları ne isterse ya da çıkarları neredeyse; o yönde fütursuzca (umursamazca) hareket etmekten çekinmezler. Ve mutlaka ters bir durum olursa diye eylemlerini bir kılıfa uydururlar. Tarih boyunca bu grup insanların içinde krallardan, politikacılara, sanayicilerden sıradan insanlara kadar çok geniş yelpazede insan kalabalığı mevcuttur.

Sırlar ancak yalanların ya da karartılmak istenen gerçeklerin olması durumunda var olur. Gerçekleri dile getirenlerle ilgili atasözleri söylenegelmiştir ki sırlar (yalanlar ve haksızlıklar, yanlışlar) hep gizli kalsın. İnsanlar gerçeğin aydınlığına ulaşmasınlar. Gölgenin gizli, sevimli yüzleri olsunlar. Çirkinliklerini gösterecek ışık engellensin istediler. Gerçek ve doğru bilgi, aydınlığın, şeffaflığın, demokrasinin, öğrenmenin ve doğru düşünebilmenin gerekliliğidir oysa. Gerçek, toplum yararınadır.

Rumi, Şems ve Hayyam ile ters düşmeyi göze alarak gerçeği gizleme ile ilgili sözler kervanına katılmıştır. Ve hatta öyle derin bir konudur ki bu; Rumi, tüm dinlerin elçilerinin, gerçeğin gizlenmemesini aktaran ilahi yazıtlara karşın; gerçeğin açığa vurulmasının doğru olmadığını ifade edegelmiştir.

Öyle hazin bir öyküdür ki; kol kırıldı yen içinde bırakıldı. Dokuz köyden kovuldu. Tehdit edildi; delikanlı olmamakla suçlandı. Kuyulara atıldı. Çıkarılıp satıldı. Zindanlara kitlendi. Taşlandı. Mağarada öldürülmeye çalışıldı. Derisi soyularak katledildi. Ateşe atıldı; heyhat, ateşe su ol denildi. Sürüldü. Aç, susuz bırakıldı. Hapislere konuldu. Asıldı. Yetmedi vuruldu. Gerçeğin gizlenmesi adına fütursuzca azabın, aşağılamanın her türlüsü denendi. Değerlerin içi boşaltıldı. Anlamsızlaştırıldı. Yalan ve aldatma hak görüldü. Yine de gerçeğin insanları susmadı, susturulamadı. Binlerce yıldır nesilden nesile o tertemiz bayrağı taşıdı.

Hayatım boyunca sırrım olmadı. Herşeyi açık seçik, net bir insan olmayı daha ilkokul günlerimde seçtim. Buna sebep babamdı ve harika öğretmenimdi. Köylüydü, onurluydu, alnı apaçık tertemizdi. 

Sevgiyle, aydınlıkta kalın..