Showing posts with label bozukluğu. Show all posts
Showing posts with label bozukluğu. Show all posts

Friday, 29 April 2016

Histronik Kişilik Bozukluğu



Psikoloji ve günümüz kavramsal nöroloji (cognitive neuroscience) disiplinlerinin üzerinde durduğu kişilik bozuklukları ile ilgili fmri teknikleri kullanılarak daha detaylı araştırmaların yapılmaya başlanması sonucu, artık günümüzde daha tutarlı tanılar elde ediliyor. Ben de her birine ayrı makaleler ile değinmeye çalışacağım. Türkçe ve İngilizce bilgileri buradan paylaşmayı planlıyorum. Fakat science ve nature dergilerinde yayımlanan güncel akademik makaleleri yine twitter üzerinden paylaşmayı sürdüreceğim. Dünya nüfusunun %85'nin kişilik bozuklukları çektiğini düşünecek olursanız, konunun önemini fark edeceğinizi umuyorum. Henüz bir hipotez olmakla beraber, oransal olarak HSP (Yüksek Duyarlı İnsan) grubu bireylerin dünya nüfüsunun %15'ini oluşturuyor olmalarının, karşılaştırmalı bir tutarlılık arz ettiğini fark ediyoruz. Sağlıklı, empatik, dengeli, yüksek sezgisel ve zeka kapasitelerine sahip HSP grubu insanların dünya nüfusunun sağlıklı kısmını oluşturdukları yönünde bir beklenti mevcuttur. Klinik anlamda sağlıksız bireylerin terapi ve ilaç tedavisi sonrası sağlıklarına kavuşmalarına rağmen hastalığın bir süre sonra tekrarladığı kayıt edilmiştir. Bu duruma birçok iç ve dış etken neden olabileceği gibi, yapılan araştırmaların spesifik olarak beyin sinir yolları ve bağlantıları üzerinde yoğunlaştığını eklemekte yarar var.


Histrionik kişilik bozukluğu

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Histrionik kişilik bozukluğu Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından genellikle yetişkinliğin ilk dönemlerinde başlayan, aşırı duygusallık ve dikkat çekmek, çevresi tarafından onay arama ihtiyacının yüksekliği ile kendini belli eden kişilik bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Narsistlerden farklı olarak çevreleriyle ilişkilerinin her dakikasına dikkat ederler.

Belirtiler

Başkalarının ilgi ve muhabbetlerini çekebildikleri sürece canlı, neşeli, şevk dolu ve cilveli veya çapkındır. Kendileri grubun odağı olduğu sürece ilişkileri kuvvetlidir. Cinsel anlamda uygunsuz provokatif davranışlar sergileyebilir, duygularını etkileyici tarzda dışavururlar. Bunun yanı sıra egosantrizm, kendine düşkünlük, sürekli takdir arzusu ve ihtiyaçlarına ulaşmak için sürekli psikolojik manipülasyonda bulunurlar.
Bu kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler kendi kişisel durumlarını gerçekçi olarak değerlendiremezler ve karşılaştıkları güçlükleri abartma ve dramatize etme eğilimi sergilerler. Kolayca sıkıldıklarından çok sık iş değiştirebilirler ve hayalkırıklığı sorunu yaşarlar. Yenilik ve heyecan arzularından dolayı kendilerini tehlikeli durumlara sokarlar. Bu unsurlar onların daha büyük depresyona girmelerine sebep olabilir.
Şu belirtiler görülür:
  • Teşhirci davranış.
  • Sürekli tatmin veya onay arayışı.
  • Duyguların aşırı gösterilerek dramatize edilmesi. Örneğin yeni tanıştığı biriyle kucaklaşmak veya acıklı bir filmde kontrolsüzce ağlamak.
  • Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.
  • Kişiliğinden gurur duyma, değişime karşı isteksizlik ve herhangi bir değişimi tehdit olarak algılama.
  • Uygunsuz şekilde kışkırtıcı davranış veya görünüm sergilemek.
  • Somatik belirtileri kullanarak dikkati üzerine çekmeye çalışmak.
  • İlgi merkezi olma ihtiyacı.
  • Hayal kırıklıklarına karşı düşük tolerans.
  • Ani kararlar almak.
  • Duygusal hallerin hızlı değişimi. Bu haller başkalarına yüzeysel veya abartılı olarak görünebilir.
  • İlişkilerin gerçekte olduğundan daha içten olması gerektiğine inanmak.

Sebepleri

Bu bozukluğun sebebi bilinmemektedir fakat bir yakınının ani kaybı, aile içinde sürekli kaygı doğuran bir hastalık bulunması, ebeveynlerin boşanması ve genetik sebeplerin etkili olabileceği düşünülmektedir. Histrionik kişilik bozukluğu erkeklerden daha sık kadınlarda teşhis edilmektedir, erkeklerde bazı benzer belirtilerle birlikte narsistik kişilik bozukluğu daha çok görülmektedir.[1]

Kaynakça

  1. ^ Seligman, Martin E.P (1984). "11". Abnormal Psychology. W. W. Norton & Company

Histrionic
Dramatic, seductive, shallow, stimulus-seeking, vain. Overreact to minor events. Exhibitionistic as a means of securing attention and favors. See themselves as attractive and charming. Constantly seeking others' attention. Disorder is characterized by constant attention-seeking, emotional overreaction, and suggestibility. Their tendency to over-dramatize may impair relationships and lead to depression, but they are often high-functioning

Histrionic Personality Disorder

Histrionic Personality Disorder is characterized by constant attention-seeking, emotional overreaction, and suggestibility. This personality's tendency to over-dramatize may impair relationships and lead to depression, but sufferers are often high-functioning.

Definition

The word personality describes deeply ingrained patterns of behavior and the manner in which individuals perceive, relate to, and think about themselves and their world. Personality traits are conspicuous features of personality and are not necessarily pathological, although certain styles of personality may cause interpersonal problems.
Personality disorders, though, are rigid, inflexible and maladaptive, causing impairment in functioning or internal distress. A personality disorder is an enduring pattern of inner experience and behavior that deviates markedly from the expectations of the individual's culture, is pervasive and inflexible, has an onset in adolescence or early adulthood, is stable over time and leads to distress or impairment.
Individuals with Histrionic Personality Disorder exhibit excessive emotionalism--a tendency to regard things in an emotional manner--and are attention seekers. People with this disorder are uncomfortable or feel unappreciated when they are not the center of attention. Behaviors may include constant seeking of approval or attention, self-dramatization, theatricality, and striking self-centeredness or sexual seductiveness in inappropriate situations, including social, occupational and professional relationships beyond what is appropriate for the social context. They may be lively and dramatic and initially charm new acquaintances by their enthusiasm, apparent openness, or flirtatiousness. They commandeer the role of "the life of the party". Personal interests and conversation will be self-focused. They use physical appearance to draw attention to themselves. Emotional expression may be shallow and rapidly shifting. Their style of speech is excessively impressionistic and lacking in detail. They may do well with jobs that value and require imagination and creativity but will probably have difficulty with tasks that demand logical or analytical thinking. The disorder occurs more frequently in women though that may be because it is more often diagnosed in women than men.

Symptoms

• Constantly seeking reassurance or approval• Excessive dramatics with exaggerated displays of emotion• Excessive sensitivity to criticism or disapproval• Inappropriately seductive appearance or behavior• Overly concerned with physical appearance• Tendency to believe that relationships are more intimate than they actually are• Self-centeredness, uncomfortable when not the center of attention• Low tolerance for frustration or delayed gratification• Rapidly shifting emotional states that appear shallow to others• Opinions are easily influenced by other people, but difficult to back up with details• Being easily influenced by other people • Blaming failure or disappointment on others

Causes

The cause of this disorder is unknown, but childhood events and genetics may both be involved. It occurs more frequently in women than in men, although some feel it is simply more often diagnosed in women because attention seeking and sexual forwardness are less socially acceptable for women than for men.
People with this disorder are usually able to function at a high level and can be successful socially and at work. They may seek treatment for depression when romantic relationships end. They often fail to see their own situation realistically, instead tending to overdramatize and exaggerate. Responsibility for failure or disappointment is usually blamed on others. Because they tend to crave novelty and excitement, they may place themselves in risky situations. All of these factors may lead to greater risk of developing depression.
Diagnostic Evaluation
A diagnosis can be made by knowing the patient's history and by doing a psychological examination.
Individual displays five or more of the following criteria:• Is uncomfortable in situations in which he or she is not the center of attention• Interaction with others is often characterized by inappropriate sexually seductive or provocative behavior• Displays rapidly shifting and shallow expression of emotions• Consistently uses physical appearance to draw attention to self• Has a style of speech that is excessively impressionistic and lacking in detail• Shows self-dramatization, theatricality and exaggerated expression of emotion• has a high degree of suggestibility, that is, easily influenced by others or circumstances• Considers relationships to be more intimate than they actually are.

Treatments

Patients often seek treatment for depression associated with failed romantic relationships. Medication may be helpful with symptoms such as depression. Professional counseling, such as psychotherapy, may also be of benefit.
Medication
Concomitant symptoms, such as depression, may be treated with medication but not for long durations because of the potential for abuse.
Possible Complications
Histrionic personality disorder may affect your social or romantic relationships, or your ability to cope with losses or failures. You may go through many job changes as you become easily bored and have trouble dealing with frustration.Because you tend to crave new things and excitement, you may put yourself in risky situations. All of these factors may lead to a greater risk of depression.
Prognosis
Histrionic personality disorder does not usually affect the person's ability to function adequately in a superficial work or social environment. However, problems often arise in more intimate relationships, where deeper involvements are required.

Histrionic Personality Disorder (HPD)

HPD Introduction

Histrionic Personality Disorder is characterized by an extreme interest in drawing the attentions of others, favorable or unfavorable, to oneself.
HPD is estimated to affect up to 1% of the population.
People who suffer from HPD are sometimes accused of being a "drama queen" or "drama major". They are the people who grab the microphone, hog the limelight, always change the subject to themselves, behave outrageously, have tantrums and generally refuse to be ignored.
HPD is a serious condition that isolates those who surround the people who have the disorder.
A mnemonic that has sometimes been used to describe the criteria for histrionic personality disorder is “PRAISE ME”:
P - provocative (or seductive) behavior
R - relationships, considered more intimate than they are
A - attention, must be at center of
I - influenced easily
S - speech (style) - wants to impress, lacks detail
E - emotional liability, shallowness

M - make-up - physical appearance used to draw attention to self
E - exaggerated emotions - theatrical
However, people who suffer from HPD are often just as interested in attracting negative attention, including shock, anger, outrage, shame, guilt and remorse.

Histrionic Personality Disorder (HPD) - The DSM Criteria

Histrionic Personality Disorder (HPD) is listed in the American Psychiatric Association’s Diagnostic & Statistical Manual (DSM) as a Cluster B (dramatic, emotional, or erratic) Personality Disorder:
A pervasive pattern of excessive emotionality and attention seeking, beginning by early adulthood and present in a variety of contexts, as indicated by five (or more) of the following:
  1. Is uncomfortable in situations in which he or she is not the center of attention
  2. Interaction with others is often characterized by inappropriate sexually seductive or provocative behavior
  3. Displays rapidly shifting and shallow expression of emotions
  4. Consistently uses physical appearance to draw attention to self
  5. Has a style of speech that is excessively impressionistic and lacking in detail
  6. Shows self-dramatization, theatricality, and exaggerated expression of emotion
  7. Is suggestible, i.e., easily influenced by others or circumstances
  8. Considers relationships to be more intimate than they actually are.

HPD Characteristics & Traits

The following list is a collection of some of the more commonly observed behaviors and traits of those who suffer from HPD. Click on the links on each one for more information about a particular trait or behavior and some ideas for coping with each.
Note that these traits are given as a guideline only and are not intended for diagnosis. People who suffer from HPD are all unique and so each person will display a different subset of traits. Also, note that everyone displays "borderline" behaviors from time to time. Therefore, if a person exhibits one or some of these traits, that does not necessarily qualify them for a diagnosis of HPD. See the DSM Criteria on this page for diagnostic criteria.
Acting Out - Acting Out behavior refers to a subset of personality disorder traits that are more outwardly-destructive than self-destructive.
"Always" and "Never" Statements - "Always" and "Never" Statements are declarations containing the words "always" or "never". They are commonly used but rarely true.
Anger - People who suffer from personality disorders often feel a sense of unresolved anger and a heightened or exaggerated perception that they have been wronged, invalidated, neglected or abused.
Baiting - A provocative act used to solicit an angry, aggressive or emotional response from another individual.
BelittlingCondescending and Patronizing - This kind of speech is a passive-aggressive approach to giving someone a verbal put-down while maintaining a facade of reasonableness or friendliness.
Blaming - The practice of identifying a person or people responsible for creating a problem, rather than identifying ways of dealing with the problem.
Catastrophizing - The habit of automatically assuming a "worst case scenario" and inappropriately characterizing minor or moderate problems or issues as catastrophic events.
Chaos Manufacture - Unnecessarily creating or maintaining an environment of risk, destruction, confusion or mess.
Cheating - Sharing a romantic or intimate relationship with somebody when you are already committed to a monogamous relationship with someone else.
Circular Conversations - Arguments which go on almost endlessly, repeating the same patterns with no resolution.
Confirmation Bias - The tendency to pay more attention to things which reinforce your beliefs than to things which contradict them.
Denial - Believing or imagining that some painful or traumatic circumstance, event or memory does not exist or did not happen.
Dependency - An inappropriate and chronic reliance by an adult individual on another individual for their health, subsistence, decision making or personal and emotional well-being.
Depression - People who suffer from personality disorders are often also diagnosed with symptoms of depression.
Dissociation- A psychological term used to describe a mental departure from reality.
Emotional Abuse - Any pattern of behavior directed at one individual by another which promotes in them a destructive sense of Fear, Obligation or Guilt (FOG).
Emotional Blackmail - A system of threats and punishments used in an attempt to control someone’s behaviors.
Engulfment - An unhealthy and overwhelming level of attention and dependency on another person, which comes from imagining or believing one exists only within the context of that relationship.
Escape To Fantasy - Taking an imaginary excursion to a happier, more hopeful place.
False Accusations - Patterns of unwarranted or exaggerated criticism directed towards someone else.
Favoritism and Scapegoating - Systematically giving a dysfunctional amount of preferential positive or negative treatment to one individual among a family group of peers.
Fear of Abandonment - An irrational belief that one is imminent danger of being personally rejected, discarded or replaced.
Feelings of Emptiness - An acute, chronic sense that daily life has little worth or significance, leading to an impulsive appetite for strong physical sensations and dramatic relationship experiences.
Frivolous Litigation - The use of unmerited legal proceedings to hurt, harass or gain an economic advantage over an individual or organization.
Harassment - Any sustained or chronic pattern of unwelcome behavior by one individual towards another.
Holiday Triggers - Mood Swings in Personality-Disordered individuals are often triggered or amplified by emotional events such as family holidays, significant anniversaries and events which trigger emotional memories.
Hoovers & Hoovering - A Hoover is a metaphor taken from the popular brand of vacuum cleaners, to describe how an abuse victim trying to assert their own rights by leaving or limiting contact in a dysfunctional relationship, gets “sucked back in” when the perpetrator temporarily exhibits improved or desirable behavior.
Hysteria - An inappropriate over-reaction to bad news or disappointments, which diverts attention away from the real problem and towards the person who is having the reaction.
Identity Disturbance - A psychological term used to describe a distorted or inconsistent self-view
Impulsiveness - The tendency to act or speak based on current feelings rather than logical reasoning.
Invalidation - The creation or promotion of an environment which encourages an individual to believe that their thoughts, beliefs, values or physical presence are inferior, flawed, problematic or worthless.
Lack of Conscience - Individuals who suffer from Personality Disorders are often preoccupied with their own agendas, sometimes to the exclusion of the needs and concerns of others. This is sometimes interpreted by others as a lack of moral conscience.
Lack of Object Constancy - An inability to remember that people or objects are consistent, trustworthy and reliable, especially when they are out of your immediate field of vision.
Low Self-Esteem - A common name for a negatively-distorted self-view which is inconsistent with reality.
Manipulation - The practice of steering an individual into a desired behavior for the purpose of achieving a hidden personal goal.
Masking - Covering up one's own natural outward appearance, mannerisms and speech in dramatic and inconsistent ways depending on the situation.
Mood Swings - Unpredictable, rapid, dramatic emotional cycles which cannot be readily explained by changes in external circumstances.
"Not My Fault" Syndrome - The practice of avoiding personal responsibility for one's own words and actions.
No-Win Scenarios - When you are manipulated into choosing between two bad options
Panic Attacks - Short intense episodes of fear or anxiety, often accompanied by physical symptoms, such as hyperventilating, shaking, sweating and chills.
Push-Pull - A chronic pattern of sabotaging and re-establishing closeness in a relationship without appropriate cause or reason.
Raging, Violence and Impulsive Aggression - Explosive verbal, physical or emotional elevations of a dispute. Rages threaten the security or safety of another individual and violate their personal boundaries.
Relationship Hyper Vigilance - Maintaining an unhealthy level of interest in the behaviors, comments, thoughts and interests of others.
Riding the Emotional Elevator - Taking a fast track to different levels of emotional maturity.
Sabotage - The spontaneous disruption of calm or status quo in order to serve a personal interest, provoke a conflict or draw attention.
Selective Memory and Selective Amnesia - The use of memory, or a lack of memory, which is selective to the point of reinforcing a bias, belief or desired outcome.
Selective Competence - Demonstrating different levels of intelligence, memory, resourcefulness, strength or competence depending on the situation or environment.
Self-Aggrandizement - A pattern of pompous behavior, boasting, narcissism or competitiveness designed to create an appearance of superiority.
Self-Harm - Any form of deliberate, premeditated injury, such as cutting, poisoning or overdosing, inflicted on oneself.
Self-Loathing - An extreme hatred of one's own self, actions or one's ethnic or demographic background.
Self-Victimization - Casting oneself in the role of a victim.
Sense of Entitlement - An unrealistic, unmerited or inappropriate expectation of favorable living conditions and favorable treatment at the hands of others.
Silent Treatment - A passive-aggressive form of emotional abuse in which displeasure, disapproval and contempt is exhibited through nonverbal gestures while maintaining verbal silence.
Situational Ethics - A philosophy which promotes the idea that, when dealing with a crisis, the end justifies the means and that a rigid interpretation of rules and laws can be set aside if a greater good or lesser evil is served by doing so.
Splitting - The practice of regarding people and situations as either completely "good" or completely "bad".
Stunted Emotional Growth - A difficulty, reluctance or inability to learn from mistakes, work on self-improvement or develop more effective coping strategies.
Testing - Repeatedly forcing another individual to demonstrate or prove their love or commitment to a relationship.
Thought Policing - Any process of trying to question, control, or unduly influence another person's thoughts or feelings.
Threats - Inappropriate, intentional warnings of destructive actions or consequences.
Triggering -Small, insignificant or minor actions, statements or events that produce a dramatic or inappropriate response.
Tunnel Vision - The habit or tendency to only see or focus on a single priority while neglecting or ignoring other important priorities.

What it feels like to live with someone with HPD

Living with a person who suffers from HPD can be an exhausting, humiliating, frustrating and isolating experience. It may feel like living with a toddler or child.
When they create chaos, it is often you who are the one who has to clean it up, be the "reasonable" one, make excuses and pay the consequences.
People who act out with HPD traits typically do not seek solutions to the problems they manufacture, because solutions tend to reduce the amount of attention they are likely to receive. Those closest to them often become frustrated as their attempts to help out or improve the situation often go ignored and may even be sabotaged.
It's also common for people closest to an HPD suffer to temporarily "abandon" caring for the person in an attempt to "teach them a lesson" after their attempts to help have been ignored or rejected. However, this is likely to trigger an equally hysterical "why don't you care" reaction. This often leaves the non-personality-disordered individual feeling trapped, used, and manipulated.
Trying to make someone with HPD happy may feel like trying to fill a black hole or empty the ocean.  Your loved one’s personality disorder often prevents them from seeing the destructiveness of their own behaviors and keeps them from noticing or empathizing with your own needs .
When your loved one acts out in front of other people, you may feel embarrassed or humiliated to be associated with them. You may feel as though others assume that you are guilty by association. You may begin to avoid public groups, settings and situations for fear that it will not go well.
When your loved one acts out destructively, you may fear their next move. You may feel afraid for your own safety or feel angry that you are not being treated with respect.
Other symptoms of living with a person who suffers from HPD:
  • Important problems or concerns take a back seat to trivial, fabricated or exaggerated problems of a loved one
  • You find yourself making excuses or covering up abnormal public behavior.
  • You find them rapidly cycling between extreme emotional highs and lows without pausing at normal.
  • Other healthy relationships and activities you enjoy outside the relationship are seen as competitive and discouraged or forbidden.

HPD Possible Causes

The instinctive desire to attract the attentions of others is an important survival skill in humans. It serves a useful purposeful in early childhood, gaining parental attention amidst a clamor of siblings, gaining social acceptance among childhood peers and in attracting members of the opposite sex during early adulthood. Most adults learn to self-regulate these attention-seeking instincts by considering their other long-term interests such as the advantages of stable relationships, earning the trust and respect of others, and the security of investments. People who suffer from HPD generally do not develop this level of emotional regulation or recognize when their short-term desire for attention is at odds with their own long-term interests.
The causes of histrionic personality disorder are not well understood and there is some debate over to what degree HPD is caused is by "nature or nurture". It is common for HPD to be passed down through family generations. Parents who have histrionic tendencies are often turbulent and inconsistent in their parenting approach. This has led to some debate over whether HPD traits are passed on genetically or by environment.
HPD is more commonly diagnosed in women than in men by a factor of about 4 to 1 (See Statistics).
HPD shares a number of similarities to NPD, which is more commonly diagnosed in men. This has led to some theories that Histrionic Personality Disorder is a feminine manifestation of Narcissistic Personality Disorder.

HPD Treatment

See our Treatment Page.
People who suffer from HPD are often impulsive in nature, which tends to make them inconsistent when it comes to seeking and following up with therapy. They are prone to exaggerating their problems. They may seek out a therapist's help is dealing with a perceived crisis but will often drop away from the therapy program without following through on action items when their feelings change. This makes treatment of people with HPD especially difficult.
People with HPD are often diagnosed as having a depression when they exaggerate the negatives in their situation and may also be diagnosed as bipolar if the therapist observes them alternating between describing high or low emotional states.
It's common for people who suffer from Histrionic personality disorder to go through a repetitive series of failed relationships where a partner is initially idealized for their positive attributes, then devalued or "split black" after a disappointment occurs.

Movies Portraying Histrionic Personality Disorder Traits

A Streetcar Named Desire - A Streetcar Named Desire is a is a 1947 play written by Tennessee Williams, later adapted for film, which tells the story of a woman who displays histrionic and borderline traits, who goes to live with her codependent sister and her narcissistic husband.
Gone With The Wind - Gone With The Wind is a 1939 romantic epic starring Vivien Leigh and Clark Gable, set in the American Civil War portraying the story of Scarlett O'Hara, a southern woman who manifests symptoms of Histrionic Personality Disorder (HPD).


Personality disorder diagnoses in each edition of American Psychiatric Association's Diagnostic Manual
DSM-IDSM-IIDSM-IIIDSM-III-RDSM-IV(-TR)DSM-5
Personality
Pattern disturbance:
InadequateInadequate
SchizoidSchizoidSchizoidSchizoidSchizoidSchizoid
CyclothymicCyclothymic
ParanoidParanoidParanoidParanoidParanoidParanoid
SchizotypalSchizotypalSchizotypalSchizotypal*
Personality
Trait disturbance:
Emotionally unstableHystericalHistrionicHistrionicHistrionicHistrionic
BorderlineBorderlineBorderlineBorderline
CompulsiveObsessive-compulsiveCompulsiveObsessive-compulsiveObsessive-compulsiveObsessive-compulsive
Passive-aggressive:
Passive-depressive subtypeDependentDependentDependentDependent
Passive-aggressive subtypePassive-aggressivePassive-aggressivePassive-aggressive
Aggressive subtype
Explosive
Asthenic
AvoidantAvoidantAvoidantAvoidant
NarcissisticNarcissisticNarcissisticNarcissistic
Sociopathic personality
Disturbance:
Antisocial reactionAntisocialAntisocialAntisocialAntisocialAntisocial
Dyssocial reaction
Sexual deviation
Addiction
Appendix:Appendix:Appendix:
Self-defeatingNegativisticDependent
SadisticDepressiveHistrionic
Paranoid
Schizoid
Negativistic
Depressive

Saturday, 2 April 2016

Bir psikopatı tanımak

Psikoloji derslerinde anlatılan küçük bir öykü.

Kadın annesinin cenazesine gider. Cenazede, uzakta duran bir adam görür. Onun tek aşkı olduğunu düşünür. Onunla harika bir hayat yaşayacaktır. Hemen gidip adamla tanışır ve olabildiğince çekici davranır. Fakat cenazeden ayrılırken, adamın telefonunu ve adresini almamıştır. 

Birkaç gün sonra, kadın kız kardeşini öldürür.

Neden? 

 Öykünün yanıtı bir psikopatın aklının nasıl işlediğine örnek teşkil eder.

Adamın orada bulunması, davet edilmesi yüzünden diye düşünür. Adamı davet edebilecek tek kişi ise kız kardeşidir. Demek ki adamın kız kardeşi ile ilişkisi vardır. Eğer kız kardeşini aradan kaldırırsa adamla bir şansı olacaktır. Adam kız kardeşinin telefonunu aradığında bir yalan uydurarak adamla buluşacaktır. Bu nedenle kız kardeşini çekinmeden öldürmesi amacına ulaşmasını sağlayacaktır. Ve kız kardeşini öldürür. Artık ilişkiye hazırdır. Adama anlatacağı yalan öyküsünü çoktan hazırlamıştır. 

Kız kardeşini öldürmek kadın için yalnızca planının adımlarından biridir. Suçluluk duygusu hissetmez. Sorulduğunda farklı ve zekice bir hikaye uydurur. Aldatma konusunda çok usta olduklarından açıkça tespit edemediğiniz sürece itiraf almanız mümkün değildir. Sürekli reddedecekler ve sizi inandıracak zekice öyküler anlatacaklardır. Tehlikeli olmalarının başlıca nedeni budur. Etik açıdan hiçbir rahatsızlık hissetmedikleri gibi, yalnızca amaçlarına odaklı yaşarlar.

Eğer olağan üstü zeki değilseniz baş etmeniz mümkün değildir. Anladığınızda uzaklaşmanızı öneririm. Onlara göre kullanılacak uygun örnek iseniz, ardınızdan size ulaşmayı tekrar tekrar deneyeceklerdir. Bu sebeple korunun ve size ulaşma kapılarının hepsini kapatın. Zekice bir yol bulamadıklarında, başka insanları, örneğin aile bireylerini ya da arkadaş çevrenizi veya kendi bir iki sadık arkadaşını kullanarak ulaşma yolunu deneyeceklerdir. Fakat unutmayın ki, kendi sadık arkadaşları bile psikopat tipte olabilirler. Eğer hiçbir yol bırakmazsanız, sizi kullanamayacaklarını anladıklarında daha potansiyel bireylere kayacaklardır. İşin en zor noktası, eşiniz, akrabanız, sevgiliniz ya da arkadaşınızın psikopati hastası olduğunu kabul etmek istememenizdir. Bunu bilirler ve kullanırlar. Kullanacakları insanların duygusal durumlarını çok iyi okuyabilirler. Zayıflıklarınızı fark edip, kullanmada en usta yırtıcılardır. Uyanık ve bilgili olmak korunmanın yoludur.

Farklı bir örnekle devam edelim. Adam kalp krizi sonrası evde yatmaktadır Kıpırdayacak hali yoktur. İlaçlar daha bir sersemletmiş ve hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Biraz nefes alınca çok acıktığını fark eder. Eşi diye düşündüğü kişiyi arar. Canım eve gelip bir çorba yapabilir misin? Kadın eğlencededir. Yeni bir erkekle yakınlık kurmak üzeredir. Hayır gelemem, gelmeme gerek yok der. Kibar ve sağlık durumu iyi olmadığı için yardıma ihtiyaç duyan adamı kolayca tersler. İşte bu durum tipik bir psikopat öyküsüdür. Duygu, empati, acıma, sevgi, hoşgörü, merhamet ya da insanca olabilecek hiçbir duygu parçası yoktur. Bu yetmiyormuş gibi bir de hasta adamı daha kötü hissettirebilmek ve bu durumdan keyif çıkarmak için suçlayıcı cümleler kurar. Şöyle yapsaydın gelecektim, böyle demiş olsaydın gelecektim gibi. Bir psikopatın temel belirtisi, empati kuramamasıdır.

Bir psikopatın uzun süreli arkadaşlık ya da dost ilişkisi kurması mümkün değildir. Yalnızca çevrelerini kullanma eğilimi gösterirler. Kullanmaya el verişli sosyal çevrelerini uzun süre tutmaları çok mümkündür. Eğer sadık bir arkadaş ya da dostları varsa psikopat olma olasılığı çok yüksektir. Çünkü tespitlerin gösterdiğine göre, ancak psikopatlar birbirleriyle ya da bağımlı kişilik sorunu olan kişilerle uzun süreli ilişki içinde olabilmektedir. Anti-sosyal kişilik sorunu olan kişilerle, eğer kullanılacak kaynaklar varsa çok uzun süre birlikte yaşayabilirler. Bu noktada enteresan bir tespit daha vardır. Sağlıklı bir birey maddi kaynaklı sorunlar sebebiyle çok uzun süre anti-sosyal kişilik bozukluğu olan bir birey ile yaşadığında anti-sosyal kişilik ya da psikopatik kişilik özellikleri göstermeye başlıyor. Bir süre yeni edilinen kişilik hali kalıcı olabiliyor. Bu durum tamamen süreyle ilgilidir. Örneğin 40 yıl anti-sosyal kişilik bozukluğu olan bir kişi ile yaşamak durumunda kalan bireyin daha sonra klinik tedavi almadan sağlıklı kişilik duruma geçmesi mümkün olamamaktadır. Buradaki en temel sorun ise, bireyin hastalandığını kabul etmemesi yüzünden tedavi edilememesidir. Dramatik bir örnek vermek gerekirse, uzun süre anti-sosyal (sosyopat) biriyle yaşamış bir kişinin psikopat özellikler göstermesi sonucu; içlerinden birinin çocuklarını öldürmesine aldırmaması, sessiz kalmasıdır. Suçu işleyen birey sorumluluk almayı kabul etmediği gibi, diğer birey, eşini bu suç için sorumlu ya da suçlu görmemektedir. Hatta vurgulamak gerekir ki, bir psikopat için "suç" kelimesinin bir anlamı yoktur.

Yalnız ya da tek başlarına yaşayamazlar. Hayatlarını tek başlarına idame etme kapasiteleri olmayan asalaklar olarak tarif edebiliriz. Bu noktayı biraz daha açmak gerekli ki anlaşılsın. Sağlıklı insanların çalışmaları yalnızca geçimlerini sağlamak için değildir. Tek başlarına hayatlarını idame edebildikleri gibi İleriye dönük planları, birikimleri ya da hayalleri vardır. Evlilik, ev, araba, iyi bir kariyer, çocuk sahibi olmak, seyahatler vs gibi. Bir psikopatın ileriye dönük hayalleri ya da planları olmadığı gibi yalnızca gündelik ihtiyaçları için yaşar. Kendilerine ait evleri yoktur. Kendisine neden ileriye dönük uzun dönem planlarının olmadığı sorulduğunda, gerçekçi olduğunu iddia edecektir. Yarın ne olacağı belli değil gibi bir açıklamayla gelir ki önce size mantıklı gelir ve inanırsınız. Hal böyle değildir. Temel gündelik ihtiyaçların ötesini düşünemezler, hatta algılayamazlar. Gündelik ihtiyaçları için o an ne yapmaları gerektiğini düşünüp yaparlar. O gün canları ne istiyorsa, onu yapmaya eğilim gösterirler. Çalmak, öldürmek, yalan söylemek, kandırmak ve bunun gibi ne varsa kolayca yapabilirler. Örneğin bir konsere gidebilir, gözüne kestirdiği kişiyle cinsel ilişki kurabilir sonra aklına esen yere giderken, canını sıkan biriyle karşılaşırsa öldürme isteği hissederse ya da gerekli olduğunu düşünürse öldürebilir. Kendilerine sorulduğunda, nasıl öldürdüğünü anlatmak yerine hangi konsere gittiğini, ne yediğini, kiminle cinsel ilişki kurduklarını anlatırlar. Neden öldürdünüz diye sorulduğunda, "çünkü" ile başlayan bir cümleyle başlayıp, öldürülen kişinin bunu hak ettiğiyle tamamlarlar. Üzüntü, suçluluk, pişmanlık belirtisi yoktur. Eğer bir işte çalışıyorlarsa, tek amaçları gündelik ihtiyaçları karşılamaktır. Fakat o işte neden çalıştıklarını tespit etmek güçtür, normal bir insanın sebeplerine sahip değillerdir. Büyük olasılıkla çalıştıkları yer ile ilgili karmaşık planları vardır ve ne zaman ne yapacaklarını kestirmek neredeyse olanaksızdır. Etik değerlere sahip olmadıkları için bir sonraki adımlarını ön görmek olanaksızdır. Yalnızca o an para gerektiği için işvereni öldürüp kasadaki parayı alabilirler ya da dolandırabilirler. Fakat genelde çalışmayı sevmezler. Daha potansiyel olanakları kullanmayı tercih ederler. Çalışmak sıkıcı ve gereksizdir. Konuştukları dil ve düşünce sistemleri üzerine yapılan araştırmaların verdikleri sonuçlara göre, en çok gündelik gerçekçilik, para, yemek, içecek, içki; üşüdüklerinde giyisi ve hep "çünkü" ile başlayan nedenleri kullandıkları tespit edilmiştir. Suçluluk hissi duymadıklarını unutmamak gerekir.

 Bir diğer nokta ise, size bir konuyu anlatırlarken ya da size bir mesaj yazarlarken üzerinde bilinçli olarak düşünemezler. Bu nedenle anlattıklarını reddettiklerini, mesajlarında ise kolayca yalan söylediklerini fark edebilirsiniz. Anlattıkları konuyu tekrar anımsamazlar. O an öylece, bilinçsizce söylemişlerdir. Eğer tutumunuzun onu rahatsız ettiğini hissederlerse, mesajlarında ya da konuşmalarında çokça suçlama ve hakaret bulabilirsiniz.

Sevgi hissettiklerini asla düşünmeyin. Yalnızca taklit ederler. Sevme ya da sevgiyi anlama kapasitesine de sahip değillerdir. Çocuk tacizcileri bu gruptan çıkarlar. Çocuklara taciz veya tecavüz etmenin etik rahatsızlığı ya da suçluluk duygusunu asla hissetmezler. Eğer özür dilediklerine şahit olursanız, üzgün olduklarına dair hiçbir duygu hissedemezsiniz. Yüz ifadelerinin, özür dileyen insanları taklit ettiğini fark edeceksiniz. Fakat özür dilemelerindeki asıl nokta, ayarlamakta oldukları bir konu vardır. Sizi kaybetmek istemiyorlardır. Bir süre daha kullanılmaya adaysınızdır.

Eğer gün içinde birkaç kez telefonla arayacak olursanız; hiç beklemediğiniz sinirli (anksiyete) tepkiler alabilirsiniz. Siz sevdiğiniz ya da merak ettiğiniz için normal bir insanın düşündüğü biçimde düşünerek ararsınız ancak bir psikopat açığa çıktığını, takip edildiğini düşünecektir. Anormal tepkiler verecektir. Daha sonra bunun üzerine konuşacak olursanız, sizi suçlu çıkaracaktır. 

 Psikopatik kişilik sorunu olan birine kendinizi kullandırmanız ve arada geçireceği manik depresif, histerik ya da agresif dönemlerini görmezden gelmeniz sizin seçeceğiniz bir durumdur. Eğer yanıtınız hayır ise, öğrenmeye ve daha fazla bilgiye ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Korunmanın yolu bilmekle başlıyor.

 Psikopat bir kişilikle karşılaşmanız durumunda farkındalığınızı arttırmak adına birkaç ip ucu vermek isterim. Eğer tanıştığınız kişi,
- sizin kaynaklarınızı kullanmaya eğilim gösteriyorsa
- kaynaklarınızla ilgili bir sorun yaşadığınızda sizden uzaklaşma eğilimi gösteriyorsa
- sizin duygu durumuzla ilgili empati kurmaktan kaçınıyorsa
- sizin ne düşündüğünüz ya da ne hissettiğinizle ilgilenmeden yalnızca istediği şeyi yapıyorsa; üzülmenizle hiç ilgilenmiyorsa, 
- arkadaş canlısı, sevimli, neşeli kişiliğin işine gelmeyen durumlarda birden kabalaştığını, sizi terslediğini gözlemliyorsanız ve o tanıdığınız kişiyi o an tanımadığınızı hissetmenize neden oluyorsa, 
- hangi yolu denerseniz deneyin düzelmiyorsa, umursamıyorsa. Davranışlarını ikna ya da uyarılarla düzeltemiyorsanız,
- ancak para ile davranışlarını etkileyebiliyor ya da cezalandırabiliyorsanız,
- sizi umursamadan gelişi güzel, rasgele cinsel ihtiyacını karşılama eğilimi gösteriyorsa, Eğer daha önce evlilik yaşamışsanız fark edebileceğiniz diğer bir nokta ise; cinsel ilişkideki düzensizlik ve histeridir. Düzenli bir cinsel yaşamı kabul etmezler. Birden ve kimi zaman aniden cinsel isteklilik duyduğunu görebilirsiniz. Orgazmının histerik boyutta olduğunu fark edeceksiniz. Siz daha cinsel ilişkiye tam olarak hazırlanmadan, ön aşamada iken, histerik boyutta tatmine ulaştığına şahit olabilirsiniz. Birlikte yaşadığınız dönemde yalnızca o anlarda size, övgüler yağdırıyorsa. Bu durumla karşılaşıyorsanız, 
- kısa süreli ilişkiler yaşama eğilimi gösterdiğini anlamışsanız
- yalan söylediğini anlayıp, bunu kendisine söylediğinizde üzüntü hissetmek yerine zekice açıklamalarla geçiştiriyorsa,
- onun istediği şekilde davranmadığınız durumlarda sinirleniyor ve hatta şiddete vardırabileceğini hissediyorsanız,
- normal dışı bir enerjisi olduğunu hissediyorsanız,
- aşırı sosyal davranışlar gösteriyorsa, bitmeyen bir sosyalleşme isteği algılıyorsanız,
- sürekli sizi suçlayıcı bir davranış sergiliyorsa,
- yaşına uygun davranmadığını hissedersiniz. Olgunluk belirtisi yoktur. Rol yapıyordur ama bilinçli olarak algılayamazsınız. 
- empati kuramazlar. Basit bir test uygulayın. Başınızdan geçmiş üzücü bir olayı anlatın. O dinlerken gözlerine odaklanın. Hiçbir his almayacaksınız. Sizi etkilemeye çalışıyorsa yalnızca rol yapacaktır. Kısa süre sonra konuyu değiştirecektir.
- O birşey anlatırken bilinçli olarak konuyu değiştirin ve ona hiç önem vermediğiniz mesajı vermeye çalışın. Sinirleneceklerdir. Biraz daha zorlarsanız aşağılamaya başlayabilirler.
- Kendi öz güvenleri yoktur. Herhangi bir şeye önem ve değer vermezler. Eğer öz güven konusuna girerseniz konuyu toparlayamazlar. Dağılırlar. Konu değiştirmek isteyeceklerdir.
- Ölümden konuşmayı hiç sevmezler. Ölümden hiç korkmadıklarını söyleyeceklerdir ki yalandır; çok terdirgin olurlar.
- İnançtan bahsederseniz yine konuyu değiştirmek isterler. Anlayamaz ve hissedemezler.
- Etik değerlere girin. Örneğin aldatma konusu olabilir. Hiç aldatmadıklarını söyleyeceklerdir ki kocaman bir yalandır. Zekice manevralarla yalanlarını ortaya çıkarabilirsiniz ama biraz sert tepkilere hazırlıklı olun. Çünkü durmadan aldatmak onların hayatlarının merkezini oluşturur. Ki bunun adına aldatma demezler! Size o an mantıklı gelecek açıklamalar yaparlar ki hepsi düzmece ve yalandır.
- Sorgulanmaktan çok rahatsız olurlar. Kendilerinde asla ve asla hata görmezler.
- Şaka ile ciddi olanı; fantezi ile gerçek olanı ayırt edemezler. Örneğin şakadan asla hoşlanmazlar. 
- Diğer insanlardan ve hatta tüm sistemlerden üstün olduklarına inanırlar.
- Sizi merak edip soru sormazlar. Örneğin nereli olduğunuzu, kan grubunuz, neyi sevdiğiniz, hangi renk ya da hangi ortamı, nelerden hoşlandığınızı vs. Çünkü sizin bir değer ya da öneminiz yoktur. Önemli ve değerli olan kendileridir. Sizin onlardan etkilenmeniz önemlidir. Sizin onlara değer vermeniz önemlidir. Böylece sizi etki altında tutacaklarını düşünürler, - Dünya onlar için bir oyun bahçesidir ve bizlerde hayvanat bahçesindeki mahluklarızdır. Tüketecekleri, kullanacakları ve yalnızca kurdukları oyunlarını sürdürecekleri bir yerdir.

Dramatik bir örnekle devam edeyim. Eğer bir kadın kocasını aldatıyor ve siz  fark etmişseniz; buna rağmen aldatmadığını iddia ediyorsa ve bunu hiçbir suçluluk duygusu hissetmeden yapıyorsa tipik psikopat davranışıdır. Hemen ve olabildiğince korunun ve uzaklaşın. Bir daha asla ve asla iletişim kurmayın. Sizi de parmağında oynatmayı, kullanmayı kafasına koymuştur. Eğer ruhsal ya da maddi yara almak istemiyorsanız hemen uzaklaşın!!!

Unutmayın ki kadın, kişilik bozuklukları ve psikopat oranı, erkeklere göre azımsanmayacak miktarda çoktur. Erkek psikopatlar genelde suça eğilimlidir. Daha kolay fark edilirler!! Fark edip, uzaklaşmanız ve tedbirler aldırmanız nispeten daha kolaydır. Fakat tehlikeli olduklarını akıldan çıkarmamalıdır.

Yurt dışında birçok üniversite, araştırma kuruluşu, yardım ve destek dernek ve kuruluşları toplumu bilgilendirme ve bilinçlendirme konusunda ciddi çalışmalar yapmakta ve mesai harcamaktadırlar. Ülkemizde bu konuda mesai harcayan hiçbir kuruluşun olmaması ciddi bir eksiklik! Başlarına gelmiş insanlar ya sessiz kalmakta ya da çokta etkili olmayan yollarla az miktarda çabaları toplumu bilinçlendirme konusunda bir etki sağlamamaktadır. Çabamın yeterli olmadığını görmekle birlikte, yurt dışı kaynaklarla elimden geldiğince insanları bilinçlendirmeye çabalıyorum. Bu noktaya daha fazla kurum ve insanın önem vermesi gerektiği çok açık.

Açık ve belirgin olan kötülüğe karşı kendinizi koruyabilirsiniz. Ancak gizli, bilemediğiniz, anlayamadığınız kötülüğe karşı gardınız yoktur! Bu sebeple, bir psikopatın sizden isteyeceği en masum görünüşlü talebi dahi reddetmeniz sizin lehinize olacaktır. Sizinle iletişime geçmek için aklınıza gelmeyecek detayları kullanabilirler. Örneğin kızıl saçtan hoşlanıyorsanız, sizi manipüle etmek için saçını hemen kızıla boyayacaktır. Acı çektiğinizi görmek ya da duymak bile onun için doyurucu bir keyiftir. Eğer sizi bir şekilde manipüle edebilirse, devamını getirmekten ve sizi av haline dönüştürmekten çekinmeyecektir.

Durup bir düşünün derim. Anlamanıza yardımcı olacak liste aslında çok daha uzun ancak genel bir fikir vermek adına; dikkat edin derim. Çok zeki oldukları için tespit edilmesi en zor kişilik sorunudur ve tedavi edilmeleri çok güçtür. Hasta olduklarını asla kabul etmedikleri için tedaviye yanıt vermezler. Baş edebilmeniz için olağan üstü zeki değilseniz, uzaklaşın derim. Korunun. çünkü kendilerini ortaya çıkaracak davranışlardan kaçınıp başkalarını maşa olarak kullanmaya eğilimlidirler.


En zayıf yönleri alaya alınmak ve toplum içinde küçük düşmektir. Normal bir insan böyle bir durumda ya espriyle yanıt verir ya da utanç hisseder. Ancak psikopatların kişilikleri olmadığından ve yalnızca bir kişiliğe sahipmiş gibi taklit ve rol yaptıklarından dolayı tepkileri oldukça sert olacaktır. Durumla baş edemediklerini anladıklarında hızla oradan kaçacaklar ve bir daha o ortam içinde bulunmayacaklardır. Fakat yine de tepkilerini kestirmek çok mümkün olamadığından, şiddet gösterebileceklerini akıldan çıkarmamak gerekir.

Dramatik bir hipotezi paylaşmak isterim. Psikopatik kişilik özelliği gösteren birey çocuk seslerini gereksiz ve tahammül edilmesi imkansız gürültü olarak tanımlayacak ve anksiyete olarak tepki verecektir. Çocuklara tahammül edilmez yaratıklar gözüyle bakacaklardır. Bu durum için yapılmış bir test ve yayınlanmış akademik bir makale olmamakla birlikte beklenen sonucun böyle olacağını ön görmek sanırım bilim dışı olmayacaktır.

Konuya tıbbi açıdan yaklaştığımızda ise, psikopat olanların üzerinde yapılan araştırmalar tek bir noktada toplanmış durumda. Frontal korteks ile Amigdala arasındaki iletişimin ya doğuştan ya da sonradan bozulduğu tespit edilmiştir. Bu durum, sorumluluk, empati ve doğru karar verme yetilerini ortadan kaldırmaktadır. Egosentrik (ben merkezcil - bencil) olmalarına neden olmaktadır. Yaşamlarındaki tek merkez kendileri, kendi mutlulukları, kendi duygu ve hisleridir.


Patolojik bulgular: Diğer insanların sahip olduğu onur ve ahlaki değerlere sahip olamamaları, bu değerleri tahrip etme ve yıkmaya çalışma ile sürer. Sevgi ve aşk hissedememeleri, bu duyguları yaşayan insanları tahrip etmeye çalışma şeklinde görülür. Sahip olamadığını yık ya da yok et şeklindedir. Sevgi hissedememeleri nedeniyle "kendimce sevmek" ifadesini sıkça kullanırlar. Bu tarz terminolojinin amacı konuyu inandırıcı kılabilmektir. Subjektif olarak ifade edilen bir durumun eleştirilmesi genellikle imkansızdır. Bu da ifadeyi daha inandırıcı ve reddedilemez kılacaktır. En belirgin özellik sürekli yalan söylemeleridir. Başkaları düşmandır. Bitmeyen bir kısır döngü içinde depresyon yaşarlar. Depresyonun ana kaynağı, tatmin edemedikleri duygu eksikliğinin sonucudur. Hissetmeden, rol yaparak yaşamak çok yorucudur. Bu nedenle içsel enerjilerini tükettiklerinde depresyonun daha yoğun olarak açığa çıkması kaçınılmazdır. Paranoya depresyonun diğer nedenidir. Açığa çıkma korkusu ve beslendikleri çevrelerini kaybetme endişesi sürekli bir paranoya ile sürer. Rol yapmanın bıktırıcı etkileri durumu şiddetlendirir. Alkol vb rahatlatıcı faktörlere yoğun olarak yönelirler. Sürekli neşeli, aktif ve eğlenceli, cazibeli görünmeye çalışmak beslendikleri çevrelerini ellerinde tutmanın tek yoludur. Bu durum yine içsel enerjinin hızla tüketilmesine ve yeni bir depresyon döngüsüne girmelerine neden olur. "Disruption of short-term memory" kısa süreli hafızada veri tutamamak. Etkisi, söylediklerini hemen unutma ve anımsamama olarak görülür.

Sonuç: Psikopat ile psikopatik hasta kavramları genellikle birbirlne karıştırılan kavramlardır. Bir psikopat, seri katil olarak hareket edebilen bir psikopatik hastaya ne zaman, hangi koşulda dönüşür bu konudaki çalışmalar halen sürmektedir. Psikopatik davranış özellikleri göstermeyen tür psikopat olarak tanımlanır. Bir psikopat şizofren özelliği göstermez. Psikopatik türünde şizofren belirtileri izlenir. 

Burada sayılan özelliklerin bir kısmını davranışsal belirtli olarak gösteren her bireyin psikopat olduğu anlamını çıkarılamaz. İzlenecek yol ve tanı yöntemleri DSM 5.versiyonda açıkça belirtilmişitr. Doğru tanı yöntemleri uzman kişiler tarafından takip edilerek sonuca varılabilir. Ancak yine de farkındalık oluşturulmasının önemi açıktır. Çünkü bireyin bir kısım davranışsal özelliği göstermesi kişilik bozukluğu tanılarından herhangi birine sahip olmadığı anlamı da çıkarılmamalıdır. Sağlıklı bir birey stress ve travma sonrası kalıcı olmayan belirtiler gösterecektir. Aksi durumda yani kalıcı belirtilerin tekrarının gözlenmesi ve uyumsuzluk halinde kişilik sorunlarının bir hastalık olarak teşhis edileceği açıkça DSM metodunda belirtilmiştir. Tekrar vurgulamak isterim ki, psikopati en uzman kişilerin dahi teşhis koymada zorlandıkları bir konudur.

Hayatı yaşamaya değer kılan en temel nitelik empatidir. Empati tüm eş türler arasında olabildiği gibi, eş olmayan türler arasında da görülür.

Aşağıdaki liste, Prof. Robert Hare'in geliştirdiği, psikopat tespit ve analiz testidir.

Robert D. Hare's Psychopathy Checklist-Revised (PCL-R
Factor 1: Personality "Aggressive narcissism"
Faktör 1: Kişilik "Agresif-Kavgacı-Kemirici Narsist-Kendini Beğenmiş" 
* Glibness/superficial charm (yüzelsel sevimlilik,cinsel cazibeyle etkilemeye meğilli)
* Grandiose sense of self-worth (kendine çok değer veren, kendini beğenmiş)
* Pathological lying (Yalancı)
* Cunning/manipulative (Kurnaz,cingöz,kendi çıkarları için başkalarını kullanan)
* Lack of remorse or guilt (vicdan, suçluluk duygusu ve pişmanlıktan yoksun)
* Shallow affect (genuine emotion is short-lived and egocentric) (ben merkezcil, bencil)
* Callousness; lack of empathy (Duyarsız, aldırışsız, empatiden yoksun - empatiden yoksun olma : örneğin başkalarının acılarını ya da dertlerini hissetmeme, hissediyomuş gibi rol yapma ve bilgiç edayla akıl vermeye kalkışma)
* Failure to accept responsibility for own actions (kendi davranışlarının sorumluluğunu almamak. Sürekli diğerlerini suçlama eğilimi)

Factor 2: Case history "Socially deviant lifestyle".
Faktör 2: Durum tablosu "Anormal sosyal yaşam şekli"
* Need for stimulation/proneness to boredom (Dürtülenmeye ihtiyaç duyma, sosyal ortam içinde fark edilen ve değer verilen olma haline ihtiyaç duyma./Kolay sıkılan)
* Parasitic lifestyle (Parazit yaşam şekli. Başkalarının sırtından geçinme.)
* Poor behavioral control (Davranış kontrolü zayıf olan. Kendi davranışlarını kontrol edemeyen kişi)
* Lack of realistic long-term goals (Gerçekçi uzun dönem amaçları olmama hali. Gündelik, kısa dönemli ihtiyaç karşılama eğilimi)
* Impulsivity (Dürtüleri ile yaşayan - aklı ile yaşamayan)
* Irresponsibility (Sorumsuz)
* Juvenile delinquency (Çocuksu davranış. Ergen olmayan davranışlar. İhmalkar)
* Early behavior problems (Erken dönem davranış sorunları. Yetişkinlik öncesi davranış sorunlarının gözlenmesi)
* Revocation of conditional release (geçmişinde suç izleri olma hali)

Traits not correlated with either factor
Kişilik özelliği her iki faktörler eşleşmeyen özellikler
Promiscuous sexual behavior (rasgele cinsel ilişki kurma)
Many short-term marital relationships (birçok kısa dönemli evlilik veya ilişki yaşayan) Criminal versatility (Suça yatkınlık hali) Acquired behavioural sociopathy/sociological conditioning (Item 21: a newly identified trait i.e. a person relying on sociological strategies and tricks to deceive) (sosyopat teşhisi konuş veya yeni eklenen tanımıyla, kandırmaya yönelik sosyal davranışlar sergileme eğilimi)

(bir hayvana benzeterek tanımlamak gerekirse, fare veya fare gibi yaşayan canlı olarak kısaca tanımlayabiliriz.. elbette havyan olan fare, kemirgenler grubunda ekosistemde bir role sahiptir; benzetmedeki amaç fareleri aşağılamak değildir. Farklı bir ifadeyle, psikopat, insana benzeyen, insan davranışlarını taklit eden, insanımsı bir canlıdır.)

Eğer psikopatinin dünyadaki en uzman kişisi Ph.D Robert Hare'den okumak isterseniz; aşağıdaki linki kullanabilirsiniz. Başka kitapçılarda da bulabilirsiniz.
http://www.kitapyurdu.com/kitap/vicdansizlar--antisosyal-kisilik-bozuklugu/88487.html
"Psikopatlar, insanları büyüleyen, onları kendi istedikleri şekilde yöneten, yaşamda acımasızca kendilerine bir yol açan ve bunu yaparken de, arkalarında kırık kalpler, yıkılmış beklentiler ve boşalmış cüzdanlardan oluşan geniş bir iz bırakan toplumsal yırtıcılardır. Vicdandan tamamen yoksun olan ve başkalarına karşı hiçbir şey hissetmeyen psikopatlar, bencilce istediklerini alır, canlarının istediğini yapar, bu arada en ufak bir suçluluk ya da pişmanlık duymaksızın toplumsal kuralları çiğner ve beklentileri umursamazlar. Dehşete düşen kurban umutsuzluk içinde sorar "Bu insanlar kimler?" "Neden böyleler?" "Kendimizi onlardan nasıl koruyabiliriz?" Bu ve benzeri sorular, yüzyılı aşan bir süredir klinik tasarımların ve deneysel araştırmaların ve çeyrek yüzyıldır da kendi çalışmalarımın odak noktası olmasına karşın, psikopatın ölümcül gizemi özellikle son birkaç on yıldır açığa çıkmaya başlamıştır."


Aşağıdaki linkte konu üzerinde uzman doktorların bir arada toplanmış açıklamalarını bulabilirsiniz.
http://www.kadinlarkulubu.com/forum/index.php?threads/mutsuzlugunuzdan-beslenen-psikopatlari-taniyin.764645/

Psychopaths know right from wrong but don’t care (Maaike Cima, Franca Tonnaer and Marc D. Hauser)
http://scan.oxfordjournals.org/content/early/2010/01/06/scan.nsp051

The Mark of Cain: Psychoanalytic Insight and the Psychopath By Schultz-Ross, R. Andrewhttps://www.questia.com/library/journal/1P3-306883561/the-mark-of-cain-psychoanalytic-insight-and-the-psychopath

Psychopathy, Antisocial Personality & Sociopathy: The Basics A History Review Paula M. MacKenzie, PsyD, MSEd
http://www.theforensicexaminer.com/2014/pdf/MacKenzie_714.pdf

Psychopathic personality traits: heritability and genetic overlap with internalizing and externalizing psychopathology
DANIEL M. BLONIGEN,* BRIAN M. HICKS, ROBERT F. KRUEGER, CHRISTOPHER J. PATRICK, and WILLIAM G. IACONO
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2242349/

The Psychopathic Corporation -- A Clinical Diagnosis (PCLR), by Dr. Robert Harehttps://www.youtube.com/watch?v=lmUXp_zE14E

Inside Cornell: Analyzing the words of psychopaths
https://www.youtube.com/watch?v=6vF5PtdiiCo&nohtml5=False


Antisociality and the Construct of Psychopathy: Data From Across the Globe
Craig S. Neumann1,*, Robert D. Hare2 andDustin A. Pardini3
http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/jopy.12127/abstract;jsessionid=7B7D020507258AF83764A04C3E919CDE.f03t03?systemMessage=Subscribe+and+renew+is+currently+unavailable+online.+Please+contact+customer+care+to+place+an+order%3A++http%3A%2F%2Folabout.wiley.com%2FWileyCDA%2FSection%2Fid-397203.html++.Apologies+for+the+inconvenience.

Robert D.Hare psychopathy diagnosis checklist